Kemal Geçer

Lufthansa Group

Kendinizi ve şirketinizi üyelerimize kısaca tanıtmanızı rica edebilir miyiz?
2016 Yılından itibaren Dünyanın en büyük havacılık şirketlerinden olan Lufthansa Group’un Türkiye ve Irak Genel Müdürlüğünü yapmaktayım. Lufthansa Group bünyesinde bulundurduğu Lufthansa, Swiss, Austrian, Eurowings, Brussels Havayolları başta olmak üzere ve 550 iştiraki ile senelik 35,8 Milyar EUR ciro elde etmektedir. Lufthansa Havayolu olarak Avrupa’nın tek 5 Yıldızlı Havayolu olma özelliğini taşımaktayız. Türkiye operasyonlarımız 1956’dan bugüne sürekli büyüyerek toplam 600 civarı çalışanımıza istihdam sağlamaktayız.

Eğitim hayatımı Almanya’da tamamladım; Schumpeter School of Business and Economics’den çift dal Ekonomi ve İşletme mezunu olup (Dipl.-Kfm, WiWi) ve Harvard Business School’dan Yöneticilik eğitimi aldım. İş hayatıma 18 yaşında telekomünikasyon sektöründe girişimci olarak başlayıp, Üniversite eğitimimi çalışma hayatıma paralel olarak sürdürdüm. Deloitte ve PwC gibi ünlü Danışmanlık ve Denetim şirketlerinde farklı sektörlerde küresel ve DAX30 şirketlerin birleşme & satın alma ve strateji geliştirme alanlarında danışman olarak deneyim kazandım. 2010-2015 yılları arasında yabancı yatırımcıların Türkiye yatırım projelerinde de yer aldım. Aynı zamanda Türkiye ve Avrupa arasındaki ticari bağları güçlendirme adına 2013 yılında Duesseldorf’ta European Turkish Business Center şirketini kurdum ve Türkiye’den Avrupa’ya ticareti artırmak isteyen şirketlere profesyonellerden oluşan bir ekip ile ilk ful servis hizmeti verdik. En son Almanya’da sağlık sektöründe orta ölçekli (Mittelstand) bir şirketin Genel Müdürlüğünü yaparak şirketin reorganizasyonunu ve 20 EMEA Ülkesinde yapılanmasını yönettim. Çalıştığım 5 şirketten diğer 4ü ise FortuneGlobal500 şirketidir. Ekonomist Dergisi tarafından ’40 YAŞ ALTI 40’ Türkiye’nin en güçlü CEO’ları arasına seçildim.

Evli olup 1 çocuk babasıyım. Dolayısı ile çalışma hayatımdan geri kalan zamanımın çoğunu ailemle geçiriyorum. Bunun yanısıra Galatasaray Üniversitesi Liderlik Araştırma ve Uygulama Merkezi Danışma Kurulu Üyesi olup Harvard Business Review Blog’a yazılar yazmaktayım.

Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odasının yönetim kuruluna aday oluyorum, çünkü …
Alman-Türk ticari ilişkilerini bir üst seviyeye taşımanın yolunun somut yeni fikir ve projeler ile olacağına inanıyorum. Son kısa dönemde yaşadığımız ikili ilişkilerdeki bir takım sorunların çözülmesi ve yeni ticari hedeflere odaklanmada AHK’nın önemli bir rolü olabileceğini düşünmekteyim. 2020 ve 2022 Yılları arasında Türkiye ekonomisinde önemli değişimler ve gelişmeler yaşanacaktır. Bu gelişmelere hazırlıklı olup iki Ülke arasındaki ticari ilişkilerin gelişmesinde ve paylarının artmasında AHK olarak önemli bir yer teşkil edebiliriz. Girişimcilik ruhu ve yeni nesil yöneticilik anlayışı ile AHK Yönetiminde yeni çalışmalar başlatmak, üyelerimiz ve iki Ülke arasındaki ticaretin artmasında faydalı olmak istiyorum.

Oda için vizyonumu bir cümleyle ifade etmek istersem  …
(Alman-Türk) İş dünyasının sürekli değişen ihtiyaç ve taleplerine hitap edebilen ve geleceğin iş modellerine hazırlıklı ve refleksleri güçlü bir AHK

Bize söylemek istediğiniz başka bir şey var mı?
Türkiye ve Almanya ticari ilişkilerin daha iyi seviyeye gelmesinde güçlü kişisel deneyim ve ilişkilerimi AHK yararına mobilize etmek istiyorum.